Yazar
HÜSEYİN AKIN

Sevgiye ve Sevgiliye 24 Saat Yetmez: Gelin Bu Sevgimizi Bir Ömüre Sığdıralım

Sevgiye ve Sevgiliye 24 Saat Yetmez: Gelin Bu Sevgimizi
Bir Ömüre Sığdıralım



Zaman, insan hayatının en kıymetli hazinesi olarak görülür.
Günler, aylar, yıllar hızla akıp giderken bazı duygular vardır ki takvim
yapraklarına sığmaz. Sevgi de işte böyledir. Sevgiye ve sevgiliye 24 saat
yetmez; çünkü gerçek sevgi, bir güne, bir ana ya da belirli bir zamana
hapsedilemeyecek kadar derin ve sınırsızdır. O, hayatın tamamına yayılmak
ister. Gelin bu sevgimizi bir ömüre sığdıralım.



Sevgi, sadece kalpte hissedilen romantik bir heyecan
değildir. O; emek vermektir, sabretmektir, anlamaktır, affetmektir. Birlikte
gülmek kadar birlikte susabilmektir. Aynı gökyüzüne bakıp farklı hayaller
kursak da o hayalleri ortak bir gelecekte buluşturabilmektir. Bu yüzden sevgi,
bir günün coşkusundan çok, yılların istikrarını ister.



Modern dünyada sevgi çoğu zaman hızlı tüketilen bir duyguya
dönüşüyor. Mesajlar hızla yazılıyor, duygular hızla yaşanıyor ve ne yazık ki
aynı hızla unutulabiliyor. Oysa gerçek sevgi acele etmez. O, zamana yayılır;
tıpkı bir ağacın kök salması gibi derinleşir. Her fırtınada biraz daha
güçlenir. Her mevsimde başka bir güzellik sunar. Sevdiğimiz insanla geçirilen
bir gün elbette kıymetlidir, ancak asıl değerli olan, o günlerin birikerek
yıllara dönüşmesidir.



Sevgiliye ayrılan 24 saat, belki sürprizlerle, hediyelerle,
güzel sözlerle dolu olabilir. Fakat asıl anlam, sıradan bir pazartesi sabahında
“yanındayım” diyebilmekte saklıdır. Hayatın telaşı içinde elini tutmaya devam
edebilmekte, zor zamanlarda omuz olabilmektedir. Çünkü sevgi, sadece mutlu
anların değil; zor zamanların da ortaklığıdır.



Bir ömre yayılan sevgi, iki insanın birlikte büyümesidir.
Hatalarla olgunlaşmak, kırgınlıklarla güçlenmek, hayal kırıklıklarını birlikte
onarmaktır. Sevgi; “ben” demekten “biz” demeye geçiştir. Ama bu “biz”, iki ayrı
ruhun yok olması değil; aksine birbirini tamamlayarak daha güçlü hale
gelmesidir.



Sevgiye 24 saat yetmez, çünkü sevgi hatıralar biriktirmek
ister. İlk tanışmanın heyecanından yıllar sonra aynı gözlere bakabilmenin
huzuruna kadar uzanan bir yolculuktur bu. Her yıl dönümü, sadece geçen zamanı
değil; birlikte aşılan engelleri, paylaşılan sevinçleri ve büyüyen bağı
simgeler.



Öyleyse gelin sevgimizi bir güne değil, bir ömre adayalım.
Küçük jestleri alışkanlığa, güzel sözleri sürekliliğe, sevgiyi ise sadakate
dönüştürelim. Çünkü gerçek sevgi; zamana meydan okuyan, yaş aldıkça eksilmeyen,
aksine derinleşen bir hazinedir.



Sonuç olarak, sevgiye ve sevgiliye 24 saat yetmez. Sevgi;
sabahın ilk ışığında, gecenin en sessiz anında, hayatın en yoğun gününde bile
var olmayı ister. Eğer gerçekten seviyorsak, bunu bir güne sığdırmaya çalışmak
yerine, her güne yaymalıyız. Gelin, bu sevgimizi bir ömre sığdıralım; çünkü
ömür, sevgiyle anlam kazanır.



 

Yayın Tarihi: 12.03.2026 02:29