Bir “Nasılsın”ın Değeri
Az önce bir
söz okudum.
“En sadık kadınlar maddi şeyler istemiyor” diyordu.
Ne lüks hediyeler… Ne pahalı sürprizler…
Sadece zaman, ilgi ve küçük ama içten çabalar…
Bu cümle
aslında ilişkilerin en sade gerçeğini hatırlatıyor bize.
Modern
dünyada sevgi çoğu zaman gösterişle ölçülüyor. Sosyal medyada paylaşılan pahalı
akşam yemekleri, büyük jestler, abartılı kutlamalar… Oysa bir kadının kalbinde
yer eden şey çoğu zaman bunlar değil. Günün en yorgun anında gelen bir
“Nasılsın?” mesajı. Ansızın söylenen bir “İyi ki varsın.” cümlesi. Omzuna
bırakılan güven veren bir el.
Çünkü mesele
para değil; mesele hissettirmek.
Sadık bir
kadın, sevdiği adamın yanında kendini değerli hissetmek ister. Onun gözlerinde
öncelik olmak ister. Hayat telaşı içinde unutulmamak ister. Küçük bir çaba,
büyük bir sevgi göstergesidir bazen. Birlikte içilen sade bir çay, en pahalı
hediyeden daha anlamlı olabilir.
İlgi…
En pahalı armağandır aslında.
Bir kadının
istediği çoğu zaman sahip olmak değil, ait olmaktır. “Yanındayım” duygusunu
hissetmektir. Birlikte yaşlanma ihtimalini konuşabilmektir. Çünkü sevgi,
gösterişli anlarda değil; sıradan günlerde belli olur.
Sadakat;
lüks restoranlarda değil, zor zamanlarda sınanır.
Yorgunluğun paylaşıldığı anlarda, kırgınlıkların konuşulabildiği akşamlarda,
sessizliğin bile huzur verdiği anlarda…
Ve belki de
en önemlisi:
Bir kadına değer vermek için büyük bütçelere değil, büyük bir kalbe ihtiyaç
vardır.
Evet, hiçbir
şey istemeyen kadınlar vardır.
Ama aslında onlar her şeyin özünü ister:
Zaman.
İlgi.
Şefkat.
Güven.
Çünkü sevgi;
pahalı paketlere sarılmaz.
Sevgi, içten söylenen iki kelimeye sığar:
“İyi ki varsın.”
ÖZNUR
TURAN ÖZEN