Yazar
ÖZNUR ÖZEN

BİZ KADINLAR NEREDEYİZ ? BİR ERKEĞİN KALBİNDE Mİ ?

“Biz kadınlar neredeyiz?” diye sormuştuk
bir önceki yazıda. Hayatın içinde olduğumuzu, yükü taşıdığımızı, emeği
verdiğimizi söylemiştik. Peki bu sorunun cevabı başka bir yerde mi saklı: Bir erkeğin
kalbinde mi?



 



Bu soru romantik gibi duruyor ama
aslında oldukça sert. Çünkü kadınların varlığını bir erkeğin sevgisiyle,
ilgisiyle ya da onayıyla tanımlayan uzun bir kültürel geçmişimiz var. Kadın,
seviliyorsa değerlidir; seçilmişse anlamlıdır; bir kalpte yer bulmuşsa
“tamamlanmıştır.” Peki ya kendi kalbi?



 



Elbette sevilmek kıymetlidir. Bir
erkeğin kalbinde yer almak küçümsenecek bir şey değildir. Ama sorun şurada
başlar: Kadının yeri yalnızca orasıymış gibi düşünüldüğünde. Kadın, birinin
hayatında anlam kazanan bir figür değil; başlı başına anlamı olan bir bireydir.
Bir kalpte yer almak, hayatta bir yer tutmanın alternatifi olamaz.



 



Toplum bize şunu fısıldar: “Sevilirsen
güvendesin.” Oysa kaç kadın, sevilirken susmak zorunda kaldı? Kaç kadın, bir
kalpte kalabilmek için hayallerinden, sınırlarından, hatta kendinden vazgeçti?
Sevgi, eşitlikten uzaklaştığında bir sığınak değil, dar bir alana dönüşür.



 



Biz kadınlar neredeyiz? Bir erkeğin
kalbinde olabiliriz. Ama aynı zamanda kendi aklımızdayız, kendi ayaklarımızın
üzerindeyiz, kendi yolumuzdayız. Bir kalpte misafir değil; hayatın öznesiyiz.
Sevgiyle var olmak başka, sevgiyle tanımlanmak bambaşka bir şey.



 



Kadını merkeze alan bir cevap arıyorsak,
yönümüzü başkasının kalbine değil, kadının kendisine çevirmeliyiz. Çünkü bir
kadın, ancak kendi kalbinde yerini sağlamlaştırdığında, başka kalplerde de
sağlıklı bir yer bulabilir.



 



Biz kadınlar neredeyiz?



Seviliyorsak güzel.



Ama asıl mesele, kendimiz olmaktan
vazgeçmeden sevilebildiğimiz yerdeyiz...



ÖZNUR  TURAN ÖZEN



 

Yayın Tarihi: 20.03.2026 20:46